Sevgi ve Korku…

Birbirine zıt iki his, yan yana gelmediği düşünülen. Ama iç içe yaşayan ikiz kardeş iki kelime.

Birbirine zıt iki his, yan yana gelmediği düşünülen. Ama iç içe yaşayan ikiz kardeş iki kelime.

Duygulardır ruhlarımızın dili. Bakışlarımızda gizli kalmış sevdalardır çoğu zaman hislerimizin tercümanı.

Zaman hayatlara düşman gibi gözükse de aslında anlam katıyor her bir yaşama

Gözlerdeki yaşlar yerine düşen yağmur taneleri aksın anlamlı yüzlerden. Her doğumun ardından başlayan ağlamak, sürmesin devrin kara günleri boyunca. Gelen her soğuk üşütmesin yürekleri.

Hayatın gözyaşları damlıyor her bir an, tane tane…
Gökyüzünün mavisi kayboluyor, sarı rengin hükümranlığı başlıyor artık. Esen rüzgârın sıcak yüzü yerini yavaş yavaş soğuk esintilere terk ediyor.

Sevmek…
Caner TEK
Sevginin özünde insan olmak var, sevdikçe yumuşayan kalpler, sevdikçe özgürleşen ruhlar var içimizde yaşattığımız. Yüreklerde katmerleşen acılara, gark eden haksızlıklara karşı ilaç sevgi, çeşit çeşit, rahatlatan, bazen yaralasa da hep beklenen. Aşkın verdiği acıyla kanarken yaralı, bir omuz aramaz mı sevdiğini düşünen beden. Kaybedip tekrar bulunca, sevinç çığlıkları atmaz mı o yürek hiç gitmemiş [...]

Hoşça kal; ayrılık mı yoksa bir sonraki buluşmanın sözleşmesi mi?

Yok oldu geçmiş, o yıların tüm güzellikleri ardı ardına hiç gözünün yaşına bakılmadan kıyıldı, yıkıldı…

Mavi denizlerin, sarı kumsallarla buluşup yeşil örtüye uzandığı günlerin sonu geldi artık. Hazan mevsimi başladı, dökülen yapraklar, yeşil örtüsünden sarıya döndü.